24 Ocak 2011 Pazartesi

insanlıkta ki ben!!

gün geceyi vurdu.. şehir sessiz,, uyuyordu.. ışıklar birer birer söndü.. karanlık hakimdi yerde gökte.. deniz bile dalgalarını vurmuyordu kıyıya,, susmuştu herkes gibi, her şey gibi.. bir bendim gözleri kapanmayan yaralarım göz kapaklarımdaydı ne kadar hareket ettirirsem o kadar acı vuruyordu göğsüme.. nefesim kesilip ölüme çağrılıyordum.. uyuyamadım.. ışığım bozuyordu geceyi.. gözlerim yansıyordu ve gölgelerim oluşuyordu dört bir yanımda.. korkuyordum.. şehir sessizdi ama ben delice haykırıyordum.. acı acı ve acı.. kapanmayan gözlerim,, alamadığım her temiz nefes.. kendi içimde boğuluyordum yine de koşabiliyordum ve çığlıklarım her tarafı sarmıştı.. şehir teker teker uyanıyordu bu sefer.. güneş karşılamadı kimseyi  karamsar duygular vardı.. her yere dağılmış, her kalbe konmuş.. şimdi herkes biraz biraz benim acımı yaşıyordu.. ve benim için yaşam bütün insanlığa dağılıyordu.. bin değil on bin değil milyonlar benim yüreğimi taşıyordu.. mutluluk adını kaybetmiş her geçene soruyordu 'kimim ben?' cevapsızdı,, benim düşüncelerim öyle bir dağılmıştı ki herkes unutmuştu,, mutluluk neydi?! gülümsemeler  herkesin kapısındaydı,, bol kahkahalar,, sevinçler ama kimse hiç kimse mutlu değildi.. benim içimi yaşadı herkes ve herkes benim çığlıklarımı yaşattı her nefes alış verişlerinde.. şimdi herkes susuyor kimse konuşmuyordu yersizdi yaşam sonu gelmişti insanlığın beni devam ettiren herkes ölümü tadabilmeliydi.. anca böyle gelecekti benim için son ve anca böyle başlayacaktı içimde ki sonsuzluk.. acılar gidecekti mutluluk kendini hatırlayacaktı ve benim kanım son damlasını akıtmış olacaktı.. insanlık benden nefretle bahsedecekti var olduğum günlere lanet yokluğuma şükredeceklerdi.. ve en son bir çığlık herkese bedelini ödetmeye yetecekti......

3 Ocak 2011 Pazartesi

kaybolanlardandı...

esiri olmuştuk hepimiz yaşamın.. basit piyonlardık sadece nerede takıldıysa hayat bizi sürüyordu öne kendini kurtarma çabasında.. bir şekilde hep geri kaçtık saklandık korktuk.. zavallıydık aslında hep.. yaşam sürdü bizi aldı  götürdü istediği yere oysa biz hareketsiz kendinden mutlu kalmak istedik.. bomboş kalsın içimiz diye bekledik.. ama hayat öyle bir oynadı ki bizimle ya nefrete bulandık ya aşka ya kızgınlığa ya utanca.. ama hiç mutlu olamadık.. ya yaşam tanıyamadı mutluluğu ya da bizi bir türlü tanıştırmadı onunla bekledik durduk yıllar yılı adıyla avunduk umuduyla yaşadık..acıyı tanıdık öğrendik o arada  kardeş olduk.. acı her türlüsüyle geldi üstümüze.. kıskançlıkla kıskaçlarını savurdu üstümüze,, aşkla sevebilmeyi öğretti,, nefretle kötülüğü gösterdi.. hepsinin altı acıydı varsa yoksa mutsuzluk.. mut neydi hiç bilemedik onunla olamadık mutlu diyemedik kendimize.. bir kalıba sığdırdık bizde mutsuz dedik.. kelime anlamı bile anlamsızdı yabancı gözlerden öğrendik.. kaybolanlardandık biz,, ateşle yokluğu tanıyanlardan kibritle çakmakla hayatı yaşayanlardan.. kendi kendini kül edip yakanlardandık biz.. kendi cezamızı kendimiz kestikte bir ödülü hak göremedik kendimize.. ezilenlerdendik.. yokluk ezdi bizi hiçlik yine yok etti.. bilemedik kendimizi,, göremedik.. sustuk sadece hayat ne getirdiyse onu aldık ve bizden neler götürdü hiç fark edemedik.. karanlıklara özendirdi sonra yaşam bizi..gündüz başkası olup gece kendi benliğimize döndük.. gece yine acıttı.. en çok da kendimiz acıttı kendimizi... çıksak çıkabilir miydik sabahlara bilemedik.. ışık yakardı tenimizi gözlerimiz görmez olurdu dilimiz o  zaman suslara bürünürdü.. iğretiydi zaten sesimiz ne konuşabildik ne konuşmak istedik.. en iyi dinleyicileriydik ama yaşamın.. hep bundandır sevdi bizi.. ama hiç mutluluğa layık edilmedik... yazdık sonra kelimelerimiz can buldu kağıt üstünde.. bir kurşun kaleme verdik sözlerimizi.. yazdı çizdi anlattı bizi.. yalandı belki,, belki gerçek.. hiç bilmeden yazdı tanımadan söyledi.. mutluluğu anlattı önce yaşamadan,, aşka konuştu tanımadan,, sevilmekten bahsetti bilmeden.. ama haykıramadı yine ne kadar sevdiğini.. çığlıklarını kağıtlara bile dökemedi.. yazsa kalemi sayfalar alırdı o hep geriye itti kendini.. gözlerini anlatamadı gülüşünü söyleyemedi bakışı dokunuşu sus oldu.. sustu,, kimse görmedi kimse bilmedi.. sonra herkes anladı herkes hissetti.. bir ona dokunmadı acılar bir o görmedi,, bilmedi,, anlamadı,, hissetmedi.. yakınındaydı  mutluluk yaşam onu çekip çekip en uzağa savurdu.. yine kayboldu.. kaybolanlardandı.. saklandı karanlığa ve geleceğini tüketti tek başına...

1 Ocak 2011 Cumartesi

yeni bir yıl...

herkes apayrı bir güzel dilekte bulundu bugün.. içinden geldiğince söyledi kimi,, kiminin ki öylesine edilmiş bir çift sözdü.. sustum yine ben dilekler sanki hep boşaydı.. geçen yıl barındırdığı güzelliklerin hep çıkarmadı mı acısını.. öyle mutlu kahkahalarım oldu öylece de sabahlara kadar hıçkırmadım mı.. artık gönlüm yoruldu savruluşlarından.. yeni bir yıl hiç yeni bir yaşam getirmedi bana.. korkuttu, üzdü, kızdırdı sanki hep.. saçma olgulara açtım ya da ben kapımı.. bir önce ki yıla mutlu girmiş olsan da hüzün kovalar hep seni.. mutsuz girdiğinde bu yıla da mutluluk kovalayacak mı peki?!! nedense hiç sanmam.. acılarla yoğruldu benim yaşantım.. gülerken hüznümü geriye attım ama hep oradaydı.. yaktı yıktı mahvetti beni.. şimdi ellerim daha küçük, tutunamıyorum hiç bir yere ve gözlerim kısıldı göremiyorum dünyayı  bakamıyorum bir türlü ışığa.. gençliğim kuyuya düştü yaşlılığımla avunuyorum.. tek kalan avuçlarımda çocuk yüzüm onu da hep kendim yok ediyorum.. savruluyorum işte hep olmadık şeylere takıntım.. seviyorum,, nefret ediyorum.. onun için ağlayıp ona gülüyorum.. çevremde ki bütün iyi yürekler koparmaya çalışıyorlar beni ondan.. uzaklaş diyorlar unut gitsin bitsin istiyorlar.. bir türlü bitiremiyorum.. yokluğunun çaresi yok bende,, nefretiyle sevgisiyle onun için yanıyorum.. kor ateşler sarıyor etrafımı, çevremde hep onun yüzü gülüşü dokunuşu sarılışı.. bitiremiyorum... onu o kor ateşlere atamıyorum ve kurtaramıyorum kendimi.. battıkça batıyorum,, yandıkça yanıyorum.. ve eriyor ruhum ona.. gözlerine karışa bilmeyi istiyorum.. görmüyor bilmiyor hissetmiyor.. ama iyi yürekler yalanlıyor beni biliyor diyorlar.. acıma tanık olduğunu söylüyorlar.. o zaman gitsin diyorum belki benden de gider o zaman.. gitmez diyorlar,, ateşin içinde ki beni izlemeyi seviyor.. bencilliğine bile söz söyleyemiyorum.. olsun  deyip kabulleniyorum.. nefretim artıkça sevgimde katlanıyor.. bırakamıyorum.. ara sıra gözlerime dalıyor ya huzur buluyorum.. ama acılarım katlanıyor kendi ateşimde hala çırpınıyorum.. bırakmıyor ve bırakamıyorum...
hüzünlü bir yıla başlıyorum.. iyi dilekler ruhuma bir türlü iyi  gelemiyor.. mutluluk peşimde değil benim biliyorum.. ne zaman yakalasam onu kaçıyor benden.. artık bende mutluluğun peşinde değilim.. gençliğin kollarında acılarımla yaşlanıyorummm...bir yıl daha başlıyor ve ben bin yıl daha çöküyorum...