yolum varken gitmeliydim belki de.. hiç kalp kırmadan çekilmeliydi bu acı.. en başta evet dememeliydim.. böyle gülmemeliydim yaşama.. o zaman şimdi verdiği bunca acıyı bana vermezdi hayat...
ne garip böyle boşluklarda yaşamak.. acının içinde yanıp kavrulurken karanlığın içinde bomboş olduğunu hissetmek.. aşk değildi bitiren,, nefret hiç olmadı,, hüzün biraz kapımı çaldı ama yollara adanmışlık işte bunu düşününce acı tarafı vurur yüreğimi hayatın.. kendi adanmışlığımdır bu.. günahımdır kendimi teslim etmem.. böyle yıkık böyle acınası.. kirlerim ellerimden çıkmaz, gözlerim boş yokluklarım kadar... saç tellerime bile yapışmış pişmanlık,, içim... ah içim... nasıl bir kaçışta yaşar insan... kendini bırakıp köprü altında, ruhunu nasıl kovalar beden.. kaça bölünmüş olur ki böyle yaşam.. ben kaça bölünebilirim ki?!!
karamsarlıklara bulandı bak yine ruhum, yaşadığım yer yok etmeye meyilli beni.. çöplüklerimden çıkamıyorum,, tozlu anılar kaldı içimde üfleyecek nefesi bulamadım bir türlü.. düşüncelerle başa çıkamadım ve alıp götürdü yaşam beni, sancıların en derinine... orda ki hayatı göremez oldum,, yaşadığımı bile anlamazken boşluklara savruldum... bomboş bomboş bir düşüncenin içinde karanlıklarda kayboldum......